İslam’da Ehliyet ve Liyakat

İslam’da Ehliyet ve Liyakat Peygamber Efendimiz’e -sallâllâhu aleyhi ve sellem- göre işin liyâkatsiz kişilere verilmesi neyin işaretidir? İslam’da ehliyet ve liyakat…

Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh- şöyle anlatır:

Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir yerde sahâbîleriyle konuşurken bir bedevî çıkageldi ve:

“–Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye sordu.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz sözlerini kesmeden konuşmalarına devam ettiler. Bunun üzerine sahâbîlerden biri:

“–Bedevînin sorusunu duydu, fakat soruyu beğenmedi.” dedi. Bir başkası da:

“–Hayır, soruyu duymadı.” dedi.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz konuşmalarını bitirince:

“–Kıyâmet hakkında soru soran nerede?” buyurdular.

Bedevî:

“–Buradayım, yâ Rasûlâllah!” dedi.

“–Emanet zâyî edildiği zaman kıyâmeti bekle!” buyurdular.

Bedevî:

“–Emanet nasıl zâyî olacak?” diye sordu.

Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de:

“–Emanet ehil olmayan kimseye verildiği zaman kıyâmeti bekle!” buyurdular. (Buhârî, İlim 2, Rikāk 35)[1]

Emanetin ehil olmayan kimseye verilmesi, bilgiye, tecrübeye ve liyâkate değer vermeyip işleri ehil olmayan kişilere bırakmak demektir. Onlar da üstlendikleri vazifeleri hakkıyla yerine getirmeyip hep kendi menfaatlerinin peşinde koştukları ve pek çok haksızlıklara daldıkları için, kısa sürede her şeyin düzeni bozulur.

Dipnot:

[1] Ayrıca bkz. Ahmed, II, 361.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Ebediyet Yolculuğu, Erkam Yayınları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir